|
- Hacim bakımından havanın yaklaşık beşte dördünü oluşturan ve
olağan sıcaklıkta gaz halinde bulunan madde.
- Amonyak azotu, hidrojen ile birleşerek NH4 kimyasal
kökünü oluşturan azot.
Atom sayısı :
7
Atom kütlesi :
14,0067
Erime noktası :
-195,8 0C
Kaynama
noktası : -210 0C
Havaya göre
yoğunluğu : 0,97
Yükseltgeme
dereceleri : -3,-2,-1,0,+1,+2,+3,+4,+5
Elektron
biçimlendirmesi : [2] s2 p3
İzotopları :
12,13,14,15,16,17
Doğal azot :
14N (%99,65), 15N (%0,35)
Biyokim.
Protik azot, bir dokudaki yada biyolojik bir sıvıda proteinlerde bulunan azot
miktarı. (proteinlerde ortalama %15-20 azot bulunur) Proteik olmayan azot, bir
dokudaki yada biyolojik bir sıvıdaki proteinlerden başka maddelerde bulunan
azot.
Çevrebil
ve Tarım. Azot dolaşımı, azotun maddeler, bitkiler ve hayvanlar alemi
arasında dolaşımından oluşan değişiklikler dizisi.
Petrokim.
Azot giderme, doğal gaz içinde bulunan azotun kısmi olarak özütleme. (gelişmiş
azot giderme fabrikalarında, doğal gazın içerdiği azotun büyük bölümü -100 0C’da
sıvılaştırma ve bölümlü damıtma yoluyla elenerek, gazın ısıl gücünü arttırır.
Özellikleri.
1772’de Daniel Rutherford hava içindeki azotu saptadı. Cavandish bu
maddeyi inceledi (1784), Lavoisier de, basit bir cisim olduğunu kanıtladı.
Azot, renksiz,
kokusuz ve sıvılaştırılması zor bir gazdır. Çözünürlüğü oldukça zayıftır. 0 0C’
ta bir litre suda ancak 23 cm3 ü çözünür.
Azot, üç değerli bir
ametal türüdür. Düşük sıcaklıkta kimyasal etkinlik göstermesi nedeniyle bu
şekilde adlandırılmıştır. Öte yandan yüksek sıcaklıkta tek atomlu hale
dönüştüğü için etkinlik gösterir. Tepkimelerinden bir çoğu doğada ve sanayide
oynadıkları rolden dolayı çok önemlidir. Azot, uygun sıcaklık aralığında
hidrojen ile tersinir bir tepkimeye girerek amonyağı oluşturur: N2+3H2=2NH3
tepkime, amonyak oluşurken ısı vericidir, dolayısıyla sıcaklık düştükçe amonyak
veriminin artması gerekir; ancak bu kez tepkimenin hızı düşer. Bununla birlikte
demir kökenli bir katalizör yardımıyla işlem, 550 0C’ta
uygulanabilir. Amonyak oluşturan tepkime, ortamdaki mol sayısının azalmasına
yol açtığından, birleşimi kolaylaştırmak için yüksek basınç uygulanır. Bu
bileşiğin sanayideki bireşimi işte bu yöntemle gerçekleştirebilir.
Azotun bir başka
önemli tepkimesi, oksijenle birleşerek azot monoksit oluşturmasıdır: N2+O2=2NO
Bu tersinir
tepkime ısı alıcıdır ve dolayısıyla yüksek bir sıcaklık gerektirir. Gaz
karışımı önce bir elektrik arkı üstüne gönderilir; sonra çok düşük nicelikte
oluşan oksidin bozunması önlemek için gazlar hızla soğutulur; çünkü 600 0C’ın
altında serbest oksijen, azot monoksidi,azot dioksidi dönüştürür;
NO+1/2 O2=NO2 ;
bu bileşikten de asit elde edilir.
Ancak bu yöntem,
amonyak yükseltgenerek azot monoksit elde edilmesi karşısında önemini
yitirmektedir.
Bir gaz karışımının
azot içerip içermesiğini anlamak ve azot niceliğini saptamak için eskiden beri
kullanılan aşağıdaki araçlara başvurulur: oksijen ve kıvılcım, pirogallik asit,
sodyum hidrostid vb. Bu ayraçlarla uygulanan işlemlerden sonra bir gaz artığı
kalırsa, bu artık ya azot yada bir soy gazdır. Artık gazlardan azotu, yalnızca
kalsiyum yada kızıl hale gelinceye değn ısıtılan magnezyum soğurabilir.
Organik bir
bileşikteki azot, bu madde kireçle ısıtılarak belirlenebilir, ve azot
genellikle amonyak biçiminde açığa çıkar. Daha güç, ama daha güvenilir bir yol
ise, bu bileşiğin küçük bir miktarını sodyum ile ısıtmaktır; azot içeren
organik bileşikler bu kez sodyum siyanür oluşturur; sodyum siyanür ise tam
yansız çözelti halinde, demir 2 ve demir 3 tuzları karışımına dokunduğunda
prusya mavisi çökeltisi oluşturmasıyla tanınır.
Doğal hali, hazırlanması ve kullanım alanları.Azot,serbest
halde havanın hacimce %78’ini oluşturur.Minerallerde, nitratlar ve amonyak
tuzları biçiminde yer alır.Nihayet proteinlerin, nükleik asitlerin bileşimine
girer ve canlı varlıkların organlarında bileşik halinde bulunur.
Sanayide azot, büyük
ölçüde bedava ve tükenmez bir kaynak olan havadan üretilir.Genellikle sıvı hava
bölümsel damıtmadan geçirilerek azot elde edilir.Bu element gübre üretiminde ve
özellikle amonyağın bireşiminde çok büyük miktarlarda kullanılır.Sözkonusu
üretim yöntemlerinde kullanılan azotun ,kaktalizörlerin O2, CO ve CO2 gibi
zehirlere karşı duyarlılığı nedeniyle oldukça arı olması zorunludur. Ayrıca
kalsiyum karbür üzerine azotun etkimesiyle elde edilen kalsiyum siyanamit
üretimi de çok arı azot gerktirir. Öte yandan, istenmeyen tepkimeleri önlemek
için azottan çoğu kez koruyucu ve yansız gaz olarak yararlanılır. Patlama
tehlikesine karşı tutuşabilir sıvıların depolanmasında ve haznelerden basınç
altında gaz aktarılmasında da azot kullanılır.Çeşitli maddelerin oksijenle
bozunmasını engellemek için besin ve dokuma sanayilerinde azot geniş ölçüde
tüketilen bir maddedir.
Azotun metal bileşikleri. Azot az çok yüksek
sıcaklıklarda çeşitli metallerle birleşerek ya amonyağın ornatma türevleri olan
nit rürleri, yada azotür asidin ( HN3) tuzları olan azotürleri
oluşturur. Üç tür nitrür vardır: iyonik, ortak değerlikli, ara durumlu. İyonik
nitrürler N3 iyonu içerir.Bu türler arasında Li3N, Na3N
(patlayıcı), Ca3N2 gibi alkali yada toprak alkali
nitrürler sayılabilir.Bu bileşikler hidrolizlendiğinde hidroksit ve amonyak
verir. Ortak değerlikli nitrürlere örnek olarak,alüminyum nitrür (AlN) ile
graft yapısındaki bor nitrür (BN) gösterilebilir.bor nitrür, hem cam döküm
kalıplarına camın yapışmasını önler, hem de potalarla astar olarak kullanılır;
çünkü erimiş demir bor nitrürü ıslatmaz. Ara durumlu nitrürler, geçiş
metalleriyle oluşur ve örnek olarak Fe4,Mn4N
verilebilir.Sert olarak bu bileşiklerin erime noktaları yüksektir; iyi
iletkendirler ve görünümleri metallere benzer.
Azot oksitleri. Bu bileşiklerin sayıosı oldukça
kabarıktır: diazot monoksit yada azot hemioksit (N2O),azot monoksit
(NO),diazot trioksit yada nitrit anhidrit yada azot seskioksit (N2O3),azot
dioksit yada diazot tetraoksit (NO2) ve diazot pentaoksit yada
nitrik anhidrit (N2O5).Bütün bu oksitler elementlerinden elde
edildiklerinde ısı alıcıdır; bu nedenle orta sıcaklıkta az kararlıdırlar.
Bozunmaları sırasında oksijen verdiklerinden yükseltgen rolü oynayabilirler;
örneğin hepsi tutuşturulmuş kömürün tümüyle yanmasını sağlayabilir.Hidrosen,
azot oksitlerini indirgeyerek azot ve su verir; bu tepkime pilatin süngeri
katalizörlüğünde gerçekleştirilirse amonyak oluşur
Bütün bu bileşikler
arasında yalnızca azot monoksit, kendi elementlerinden doğrudan doğruya elde
edilebilir.
1. Diazot monoksit, azot oksidül yada azot protoksit (N2O)
1776’da Priestly tarafından bulundu.Renksiz ve kokusuz bir gazdır; havaya göre
yoğunluğu 1,53’tür;sıvılaştırılması çok kolaydır ve -89 0C’ta
kaynar; ayrıca suda oldukça çok çözünür.
Solunum yolu
ile alındığında önce beyinde bir gülme uyarısına yol açar; bu nedenle Davy bu
oksite güldürücü gaz adını vermiştir. Güldürme etkisinin ardından anestezik
etkileri görülür ve özelliği kimi cerrahi işlemlerde kullanımını sağlar. Isı
etkisiyle kolayca bozunarak elementlerini açığa çıkarır. Akkor bir cismin
dokunuşu ile başlayan bu bozulma üçte bir oranında oksijen içeren bir azot ve
oksijen karışımı verir. Dolasıyla kükürt, fosfor, karbon, magnezyum gibi yanıcı
maddeler tutuşturularak daldırılırsa bu gaz içinde de canlı parlaklıkla
yanmalarını sürdürürler. Azot protoksit, bir noktasından için için yanan bir
tahta parçasını yeniden alevlendirir; ancak oksijenden farklı olarak yavaş
yanmayı sürdürmez ve soğukta beyaz fosforca soğurumaz; ayrıca azot monoksit ile
kırmızı duman vermez.
2. Azot monoksit. 1772’de Hales ve Priestley buldu; kokusu belirsiz,
renksiz bir gazdır; havada tutulduğunda azot diokside (NO2) dönüşür.
Yoğunluğu 1,04 olan azot monoksidin sıvılaştırılması zordur (kaynama noktası
-150 0C); suda çok az çözünür. Soğukta kararlı değildir; kızıl
derecede tümüyle bozunur. Bu nedenle yakıcı özellikler taşır; ama cisimlerin
azot monoksit ile yanabilmesi için daha yüksek bir sıcaklığa değin ısıtılması
gerekir. Nitekim, kibrit, azot monoksit, içinde söner. Oksijen ile temas ederse
yükseltgenerek nitrit anhidrit ve azot dioksit verir. Tersine bir tepkime ile
oluşan yükseltgenme ürünlerinin oranları, oksijen miktarına ve sıcaklığa
bağlıdır. Nitrit anhidrit ancak soğukta elde edilebilir.
Bu özelliği
nedeniyle azot monoksit indirgen bir gazdır. Potasyum permanganat, derişik
nitrik asit vb. ile tepkimeye girer. Halojonlerle tepkimesi nitrozil
halojenürleri oluşturur. Isı veren bu tepkime 40 0C dolayında klor
ile etkin alüminyum eşliğinde gerçekleştirilir ve aşağıdaki denklemle
gösterilir;
2NO+Cl=2NOCl
Sanayide,
elementlerinin elektrik arkında doğrudan bireşimi yoluyla yada amonyağın
katalitik yükseltgenmesiyle elde edilir; ama oluşumunun hemen ardından nitrik
yada nitrit aside dönüşür.
3.  Azot dioksit.
Azot dioksit, -10 0C’da renksiz kristaller halinde katılaşır. 0 0C’ta
doğru uçuk sarı renkli bir sıvıya dönüşür; ama sıcaklık arttıkça kırmızı duman
çıkararak daha koyu bir renge bürünür. 21 0C’ta kaynar. Isıtıldıkça
dumanı daha da koyulaşır ve saydamlığını yitirerek opaklaşır. Aynı zamanda
yoğunluğuda giderek azalır. Bu belirgin nitelikleri iki ayrı molekül türünün
varlığıyla açıklanır; dimer (N2O4), renksiz ve soğukta
kararlıdır; monomer (NO2) oldukça renklidir; sıcakta tersine tepkime
monomer oluşumu yönünde gerçekleşir; N2O4 = 2NO2 130
0C’da tam bir ayrışma doğar. 180 0C ile 600 0C
arasında NO2 molekülü azot monoksit vererek ayrışır; NO2 NO+1/2 O2
Bu tepkimeden
azot dioksidin yakıcı ve yükseltgen özelliklerinin azot monokside göre daha
belirgin olduğu anlaşılır. Bu bileşik uçucu ve yanıcı bir sıvıyla (benzin,
karbon sülfür) karıştırılırsa, panklastitler denen şiddetli patlayıcıları
oluşturur. Ayrıca uzay roketlerinde ergol olarak kullanılır. Suya karşı karma
bir anhidrit gibi davranır; 0 0C’da nitrit asit ve nitrik asidin bir
karışımı elde edilir; 2NO2+H2O→HNO2+HNO3.
Alkali çözeltiyle nitrit ve nitrat oluşturur. Azot dioksit olağan sıcaklıkta
suyla tepkimeye girerse, nitrit asit bu sıcaklıkta bozunacağından, tersinir bir
tepkime uyarınca nitrik asit ve azot monoksit ortaya çıkar;3NO2+H2O→
2HNO3+NO
4. Nitrit anhidrit→ Nitrit
5. Nitrik anhidrit→ Nitrik
Gaz ve sıvı azot. Gaz azot, hem bireşim etkeni, hem de
yansız gaz olma özellikleri nedeniyle geniş bir kullanım alanı bulur. Sıvı
haldeki azotun ise soğutucu sıvı olarak (olağan kaynama noktası 77,3 K,
yaklaşık -196 0C) pekçok uygulama alanı vardır ve örnek olarak
şunları verebiliriz; besin sanayisi alanındaki uygulamaları; tıptaki
uygulamaları, sanayi alanındaki uygulamaları. Sıvı azot, binlerce metreküplük
depolarda stoklanır ve onlarca metreküplük tankerlerle taşınır.
Çevrebil. ve Tarım. Son derece karmaşıklığına karşın,
azot dolaşımı biyosferin en iyi bilinen büyük madde dolaşımlarından biridir.
Canlı maddedeki azot,
özellikle proteinler, atmosferdeki azottan gelir, çeşitli süreçler sonunda
organik bileşiklerin yapısına girer. Tutma, bağlama denen bu ilk aşamayı
amonyaklaşma ve nitratlaşma izler; böylece nitrit ve nitrat biçiminde
mineralleşen bu azotlu bileşikler doğrudan doğruya bitkilerce soğurulabilir.
Eğer nitrat bozma süreci olamasaydı, bir başka değişle, tutunmuş olan azotun
bir kısmı nitrat bozma süreciyle atmosfere geri dönmeseydi bu dolaşım
tamamlanamazdı.
Havadaki azotun
tutulması çeşitli biçimde olabilir; azotun en büyük bölümünü toprağa çekip
alabilen etmen mikroorganizmalardır. Bunların en iyi bilinen ve en bol olanları
arasında topraktaki serbest ve aerobi bakteriler yada anaerobi bakteriler bazı
mavisuyosunları ve baklagillerdeki ortakyaşar bakterilerdir. Bu sonuncular çok
önemlidir, çünkü toprağa en çok azotu bunlar sağlar; örneğin bir yonca
tarlasında toprağa giren azot miktarı yılda hektar başına dörtyüz kilogramı
bulur. Bugünkü durumda önem sırası açısından ikinci sırayı sanayi
gübrelerindeki azot alır; onun ardından daha az oranda olmak üzere elektro
kimyasal (gökgürültülü sağanaklar) ve fotokimyasal süreçler gelir. Bu yollarla
değişikliğe uğrayan azot genellikle nitrat biçiminde girerek, üstün yapılı
bitkilerce proteinlerin sentezinde kullanılır.
Topraktaki azotun
%95’ten fazlası durağan humusta yer alır ve mineral maddelere çok sıkı
bağlandığından mikroorganizmaların eyleminden çok az etkilenir. Bir başka
organik bölük, ölü yada canlı mikroorganizmalar ve kimilerince “geçici ürünler”
diye adlandırılan, çözülme yada bireşme yolundaki basit metobolitler gibi
değişken organik maddelerdir. Son olarak, organik azot henüz değişime uğramamış
olan taze bitkisel ve hayvansal atıklarda bulunur.
Proteinlerin aminoasitlere
parçalanmasından sonra yeralan amonyaklaşma sonucunda aminoasitlerden amonyak
biçiminde azot ortaya çıkar. Bunuda en başta bakteriler ve mantarlar yapar.
Amonyak biçimindeki
azot bitkilerce soğurulabilir, ama amonyak aynı zamanda dışbeslek mikroorganizmalar
içinde aranan bir besindir. Amonyaksal azot topraktaki emici mekanizma ile
alıkonulur ve sularla akıp gitmesi önlenir. Bazı killi topraklarda bir geri
dönüş sürecine de uğrayabilir.
|