|
Elementler tablosunun
VA kolonunda ikinci element olarak yeralan bir ametal. (simgesi P olan kimyasal
element)
1669’da, Hamburg’da
Hennig Brand tarafından idrarada bulunan fosfor, daha sonra Johann Kunchel ile
Boyle tarafından elde edildi. Schale ise kavrulmuş kemiklerden fosfor üretmenin
yöntemini gösterdi.
Fosfor, birçok
allotropu olan çok biçimli bir katıdır; allotrupları arasında en çok
bilinenleri, oldukça farklı fiziksel özellikler taşıyan beyaz ve kırmızı
fosfordur. Beyaz fosfor amber renginde, yarı saydam, yumuşak, sarımsak kokulu
ve kübik sistemde kristalleşen bir katıdır; 44,10C’ta erir ve
yeniden soğutulduğunda kolayca aşırı erimiş durumda kalır. Su ve alkolde
çözünmemesine karşın, karbon sülfür benzen ve sıvı amonyakta çözünür. Çok
kuvvetli bir zehir olduğundan birkaç santigram dozda bile öldürücüdür. Fosfor
buharının ani soğutulmasıyla elde edilen beyaz fosfor, soğukta yarı kararlı bir
maddedir.
Kırmızı fosfor
pembeden mora kadar değişen çeşitli renkler alır. Yoğunluğu 2,2 olan bu
elementin, belli bir erime noktası yoktur; ancak 417 0C’da, 1 atmosfer
buhar basıncında süblimleşir. Beyaz fosforun çözücülerinde çözünmemesine
karşın, yalnıca erimiş kurşunda çözünür. Ayrıca zehirli de değildir. Soğukta,
beyaz fosfordan daha kararlıdır; çünkü beyaz fosfor ışıklı bir ortama
bırakıldığında ağır ağır kırmızı fosfora dönüşür; bu dönüşüm ılımlı bir
ısıtmayla hızlandırılır.
Atom sayısı :
15
Atom kütlesi :
30,97
Erime
sıcaklığı (beyaz fosfor) : 44,1 0C
Kaynama
sıcaklığı (beyaz fosfor): 280 0C
Özgül kütlesi :
1,82 g/cm3
Yükseltgeme
dereceleri : -5,-3,+3,+5
Elektron
biçimlendirmesi : [2,8] s2 p3
İzotopları :
28-34
Doğal fosfor :
31P : %100
Fosfor buharı, 1000 0C’a
dek dörtatomlu, 1700 0C’ta dek ikiatomlu, daha yüksek sıcaklıklarda
ise biratomludur. Beyaz fosfor ile kırmızı fosfor hemen hemen aynı kimyasal
özellikleri taşır, bununla birlikte beyaz fosfor, çok şiddetli tepkimeler
verir.
Fosforun Kimyasal Özellikleri. Fosfor, dönemli
elementler sınıflandırmasında VB kolonunda kendinden önce gelen azota benzer ve
onun gibi hemen tümüyle ortak değerlikli bağlar oluşturan beş değerlik elektron
içerir. Ayrıca fosforun 3d yörüngeleri elverişli olduğundan tüm değerlik
elektronları, PCl3’de olduğu gibi, üçgen çift piramit biçimindeki
bir düzenlemenin beş bağını vermek üzere kullanılabilir. Fosforu, azottan
ayıran temel özellik, çok tepkin olmasıdır. Pekçok maddeyle birleşir ve çoğu
kez şiddetli tepkimeler verir. Oksijene karşı gösterdiği ilgi, kuvvetli bir
indirgen olduğunun belirtisidir. Gaz halinde, dörtyüzü olan fosfor molekülü,
kararsızdır; aşağıdaki tepkimeye göre tersdeğişime uğrayarak +1 ve -3
yükseltgenme dereceli bileşikler verir.
P4+6H2O→PH3+3H3PO2
Öte yandan fosforun
artı yükseltgenme derecelerine denk düşen serbest zayıf entalpleri, çok zayıf
yükseltgen cisimlerin bile fosforu her zaman fosforik aside (H3PO4)
yükseltgeyebileceğini gösterir. Fosfor, azaltan daha az elektronegatifdir; NH3’le
aynı yapıda olan PH3’ü oluşturmak hidrojenle doğrudan birleşmez.
Fosfor yanıcıdır;
beyaz fosfor 50 0C’ta doğru havada alev alır; kırmızı fosfor ise
ancak 400 0C’a doğru tutuşur. Göz kamaştırıcı bir alevle yanarak
büyük bir ısı yayar; yanma sonucunda fosforik anhidrit açığa çıkar. Öte yandan
beyaz fosfor da soğukta havada yavaş yavaş yanar; tepkime sırasında fosfit
asitinin anhidritine verir; karanlıkta mavimsi solgun bir ışık yayar ve adınıda
bu ışıktan alır. Beyaz fosfor, yükseltgenmesi ısı verici olduğundan genellikle
kendiliğinden tutuşur. Bu nedenle beyaz fosforu su dolu kaplarda saklamak
gerekir; ayrıca bu maddeye elle dokunmak tehlikelidir.
Fosfor Bileşikleri.
Halojenli bileşikler. Fosfor flor, klor yada bronla
birleştiğinde yanarak üç yada beşdeğerlik halojenürleri verir. Benzer
özellikler taşıyan bu farklı bileşiklerin en önemlileri, asit klorürler gibi
davranan sıvı fosfor triklorür ile katı fosfor pentaklorürdür. Pentaklorürün
kararsız oluşu, bir bileşiğin organik kimyada klorürleyici bir etken olarak
kullanılmasını sağlar.
Hidrojenli bileşikler. → Fosfin ve fosfür
Oksijenli bileşikler. Fosfor, hidrojenle pekçok
bileşik oluşturur; bu bileşikler anhidritler ile anhidritlerin hidratlanması
sonucu elde edilen asitler yada bu asitlerden suyun kısmen giderilmesiyle
oluşturulan yoğunuşmuş asitlerdir. İkili bileşikler arasında fosfit aside
anhidriti (P2O3), ortofosfit asidi (H3PO3),
ortofosforik asit (H3PO4); yoğuşmuş asitler arasında ise
hipofosforik asit (H4P2O6), Pirafosforik asit
(H4P2O7) ve metafosforik asit (HPO3)
sayılabilir. Bunların en önemlileri fosforik asitlerin bileşikleridir.
Fosfik bileşikleri. Formülü gerçekte (P4O6)’dan
fosfit asidi anhidriti (P2O3), hafifçe ısıtılan fosfor
üzerinden kuru hava akımının geçirilmesiyle elde edilir. Havada yavaş yavaş
yükseltgenir ve fosforışı özellikler gösterir. Suda çözünerek fosfit asidi (H3PO3)
verir.
Fofik asidi, suyun
fosfor triklorür üzerine etkimesiyle de kolayca elde edilir; ısıtıldığında
bozunarak ortofosforik asit ve fosfine dönüşür. Bu nedenle, indirgen özellikler
taşır. Bu bileşik, fosfit asitlerle yansız fosfitleri veren bir diasittir.
Biyokim. Temel biyolojik önemi çok büyük bir kimyasal element
olan fosfor canlı organizmada çeşitli hallerde bulunur. Vücuda besinler
(et,yumurta sarısı, tahıl vb) yoluyla alınır; soğurulması ve vücuda dağılması
daha çok vitamine (D vitamini) ve hormonlara (paratiroit hormonları) ve biraz
da gazyumun soğurulmasına bağlıdır; fosfor ve D vitamini eksikliği, bir de
hiperparatroidi iskelette minerallerin gittikçe azalmasına yol açar.
Çevrebil. Fosfor, yayılabileceği ortamlara aşırı
ölçüde atıldığı zaman karalardaki sularda önemli ölçüde kirlenme yapabilir;
besinle kirlenme. Fosfor sularda özellikle fozfat biçiminde bulunur;
ortofosfatlar, yoğun fosfatlar ve organik fosfatlar. Suların fosforla
kirlenmesi tarımda büyük miktarlarda kullanılan fosfatlı gübrelerin sularla
yıkanıp taşınmasından ve deterjanların sulara karışmasından ileri gelir.
Aslında fosforun yalnız humuza ve topraktaki mikroorganizmaların bünyesine
yerleşmesi onun bitkilerce hızlı özümlenebilen biçimini oluşturur. Bu nedenle
humuz birikmesine özen göstermek ve toprakta en yüksek düzeyde mikroorganizma
etkinliği sağlanmasına dikkat etmek çok önemlidir, çünkü fosfatlı gübre
kullanılması, uzun vadede, toprakların kötü kullanılması yüzünden meydana
gelen, fosfor kayıplarını karşılayamaz. Doğada en önemli fosfor kaynağı fosfat
taşıdır. Fosfor bitkiler aracılığıyla fosfat biçiminde beslenme zincirlerine
(karada ve suda) girer. Döküntücül zincirler sayesinde organik maddenin
mineralleşmesi çevrimi tamamlar. Su kuşlarının dışkılarının birikmesiyle oluşan
bu guano, deniz kökenli fosforun kara ekosistemlerine geçişinin en tipik
örneğidir.
Patol. Zehirlenmeye neden olan sadece beyaz fosfordur;
bunun yerini kırmızı fosforun alması, meslek zehirlenmelerine ender hale
getirmiştir. Akut fosfor zehirlenmesi (intihar, ilaçla zehirlenme) başlangıçta
bir sindirim ecresiyle kendini belli eder (kusmuğu karanlıkta görülebilen
sarımsak kokulu kusmalar, boğazda kuruluk, midede yanmalar, karın ağrıları,
heyecan, terlemeler), bunun arkasından karaciğer yetersizliği ve sinirsel
bozukluklar gelir. Süreğen fosfor zehirlenmesi (meslek zehirlenmesi) çene
kemiklerinin nekrozu ile kendini belli eder.
Tarım. Fosfor, bitkiler için muhakkak gerekli ve
verimli arıtıcı önemli bir elementtir. Bitkinin büyük fizyolojik işlevlerinin
çoğunda rol alır. Fosfor eksikliği, bitkinin metabolizmasında büyük bozukluklar
yaratır. Topraktaki fosfor yedekleri, bitkiler tarafından az çok kolaylıkla
alınabilecek biçimlerde bulunur. Bunlar şöylece sıralanabilir; erimez mineral
fosfor, organic fosfor, yüzde tutulan fosfor ve erimiş fosfor; bu son ikisi
bitkilerce özümlenebilen fosforu oluşturur. Bu biçimlerden birine yada
ötekisine geçişler karmaşık dengelerle sağlanır. Ekilil toprakların çoğunda
yüzde tutulan fosforla, erimiş fosfor arasında çok kolay ve hızlı değiş
tokuşlar olduğu kabul edilmektedir. Bu değiş tokuşlar şunları sağlar; hem
erimiş fosfor bitkilerin kökleri tarafından alındığı zaman eksilen erimiş
fosfor miktarı hızla tamamlanır, hem fosfatlı gübre verildiği zaman erimiş
fosfor halinde yedekler birikir. Verimi arttırıcı maddelerdeki (gübreler) fosfor
oranları fosforik anhidrit (P2O5) cinsinden ifade edilir.
Fosforun allotropik şekilleri. Fosforun, beyaz fosfor,
kırmızı fosfor ve metalik fosfor isimleri verilen üç tane alltropu vardır.
Metalik fosfor önemli olmadığı için biz diğer ikisiyle ilgileneceğiz.
Beyaz fosfor kapalı
demir kaplarda 250-3000 arasında ısıtılarak kırmızı fosfora
dönüştürülür. Kırmızı fosfor 6000 civarında ısıtılır, meydana gelen
fosfor buharları yoğunlaştırılırsa beyaz fosfor ele geçer.
Beyaz fosfor P4 moleküllerinden
meydana gelmiştir. E.n=440,K.n=2800, karbon sülfürde ve
organik eritkenlerde eriyebilen çok zehirli bir maddedir. Kendiliğnden
tutuştuğu için su altında saklanır.
Kırmızı fosfor
molekülleri pek çok ve belirsiz sayıda P atomlarından meydana geldiği için formulü
Px şeklinde yazılabilir. Hiçbir eritkende erimez, zehirli değildir,
kendiliğinden tutuşmadığı için, açıkta saklanabilir.
|