|
Moleküllerde iki veya daha fazla atomu birarada tutan
çekim kuvvetine kimyasal bağ adı verilmektedir. Kimyasal bağları genel
olarak ikiye ayırabiliriz.
- İyonik bağlar
- Kovalent bağlar
- apolar kovalent bağlar
- polar kovalent bağlar
İyonik Bağlar
İyonik bağlar bir veya bir kaç elektronun bir atomdan
tamamen ayrılıp diğer bir atoma geçmesi sonucu pozitif veya negatif yüklü
iyonlar arasında meydana gelir. Burada etkin olan kuvvet gerçekte bir bağ
değil, fakat farklı elektrikle yüklü taneciklerin birbirini
çekmesidir(elektrostatik çekme).
İyonik bağ için bir örnek sodyumla klor arasındaki
bağdır. Sodyum atomu gibi elektronunu vermeye istekli bir atom ile klor gibi
elektron almaya istekli bir atom yanyana gelecek olursa bir elektron
sodyumdan klora transfer edilir. Şimdi bu durumda sodyum atomu bir elektron
kaybetmiş ve +1 değerlikli bir iyon haline gelmiştir. Klor atomu ise bir
elektron kazanmış ve -1 yüklü iyon haline gelmiştir. Böyle artı (+) ve eksi
(-) yüklü atomlara iyon adı verilmektedir. Böyle iki iyon arasında
oluşan bağa iyonik bağ adı verilmektedir. Bu durumda sodyum ve klor
iyonları Na+ ve Cl- şeklinde yazılmaktadır. Zıt yükler birbirini çektiğinden
pozitif yüklü sodyum ile negatif yüklü klor birbirini çekecek ve sodyum
klorür molekülü
oluşacaktır. Sodyum klorür hepimizin iyi bildiği mutfak
tuzudur. Zıt yüklü iki iyon arasında oluşan elektrostatik çekim kuvvetine iyonik
bağ adı verilmektedir.
Kovalent Bağlar
Çoğu zaman elektron bir atomdan diğerine transfer
edilmeyip iki atom arasında ortaklaşa kullanılmaktadır.
Elektronların iki atom tarafından ortaklaşa kullanılması
ile oluşan kimyasal bağlara kovalent bağ adı verilmektedir. iyonlaşma
enerjileri veya elektrona olan ilgileri (elektronegatiflikleri) birbirine
eşit veya çok yakın atomların veya aynı tür atomların meydana getirdikleri
moleküller arasında kovalent bağlar oluşmaktadır. Bu durumda atomlar soy gaz
yapısına elektronları paylaşarak ulaşmaktadırlar. Örneğin hidrojen elementi
çekirdek etrafındaki ilk elektron yörüngesinde bir elektron içermektedir.
Halbuki bu yörüngede normal olarak iki elektron bulunmalıdır. Eğer hidrojen
atomu bu yörüngeye bir elektron daha alacak olursa bu yörünge elektron
bakımından dolacaktır. Böylece iki hidrojen atomu arasında bir kovalent bağ
oluşur ve bir hidrojen molekülü meydana gelir.
Hidrojen molekülündeki her atom iki elektronu ortaklaşa
kullanmaktadır. Her iki atom da elektron yörüngelerini iki elektron ile
doldurduğu için daha kararlı bir yapıya ulaşmıştır, her hidrojen atomunun iki
elektronu var gibidir. Eğer hidrojen örneğinde olduğu gibi aynı elementin iki
atomu birbirine bağlanacak olursa, elektronlar için iki atomdan biri daha
fazla çekim kuvvetine sahip değildir. Yani iki elektronda iki hidrojen atomu
tarafından aynı oranda çekilmektedir. Bir bağda negatif yüklü elektron bir
atomdan diğerine daha yakın bulunacak olursa bu bağa polar kovalent
bağ adı verilmektedir. Örneğin H2O molekülünde elektronlar
oksijene, hidrojenden daha yakın bulunmaktadır. Bu nedenle su molekülündeki
oksijen ve hidrojen arasındaki bağlar polar kovalent bağlardır
Eğer bir bağda elektron, iki atom tarafından da
eşit kuvvette çekiliyorsa bu bağa apolar kovalent bağ (polar olmayan
kovalent bağ) adı verilmektedir.
Kovalent bağla iyonik bağlar arasındaki asıl fark
enerji içerikleri yönündendir. Kovalent bağlı bir bileşikte elektron
çiftleşmesi ile meydana gelecek enerji bir elektronu atomdan ayıracak kadar büyük
değildir. Organik kimya (karbonlu bieşikler kimyası) hemen hemen bu tip
bağlar üzerine kurulmuştur.
Kovalent bağlar kuvvetli bağlardır. Bu nedenle
sağlamdırlar ve genellikle kendiliğinden kopmazlar.
|